cum_bil_tek_logo

Basın Ana Sayfası

02.07.2006

NO8

Haberin İçeriği (txt)

Gençlerin yüzde yüz ARGE şirketi ve 4 yıllık başarısı

12 kişiler ve yazılım ürünleriyle çevre ülke ve Türkiye'de şimdiden kendilerine yer yaptılar.. Labris Teknoloji'nin ARGE projesi en başarılı 78 adet proje içinde üçüncü en iyi özel sektör bilişim projesi seçildi. Labris Teknoloji'den Seçkin Gürler (seckin@labristeknoloji.com) ile söyleşi.. Soruları yönelten: Orhan Bursalı

Ne zaman kuruldunuz ve kaç kişi çalışi' yor şirketinizde, hangi projelerinize, ne miktarda ve hangi aşamalarda ARGE desteği aldınız?
2002 yılında bir iş kanalı olarak %100 bir ARGE şirketi olarak kurulduk. Halen 12 kişinin çalıştığı şirketimizde bugüne kadar ortala-ma 15 kişilik bir kadro Labris ürünlerinin AR-GE'sinde yer aldı. Labris Teknolojinin kurulma amacı "Labris Internet Altyapı ve Güvenlik Sistemleri Ürün Ailesi" oluşturmaktır. Bu ürünlerden pekçoğu halen aktif olarak pazarda satışta bulunuyor.
"Aile" içinde Güvenlik Duvarı, VPN, Anti-virus/Antispam, URL/İçerik Filtreleme, Saldırı Tespit ve Önleme, Güvenlik Tarama ve Zayıflık Tespit Sistemi, E-posta Sunucu sistemi gibi her internet ve intranet altyapısında kullanılan temel ürünler yer almakta.
Bu tür ürünler ülkemizde çokça kullanıldığı ve yerli ikamesi de olmadığı için, yurtdışına ciddi bütçeler aktarmak zorunda kalınıyordu. Projemizin sonuçları piyasaya 2005 ortasında sürülmeye başlanddı ve ARGE çalışmalarımız halen TÜBİ-TAK-TEYDEP, Tür-kiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve ODTÜ Teknokent tarafından desteklenmeye devam ediyor.

Hangi ürünlerinize en çok talep var, dışarıya satışlannız ne miktarda, cironuzun ne kadarı?
Henüz piyasaya sunulalı bir yıl kadar olsa da, yurtiçi ve yurtdışından gelen talepler geometrik bir şekilde artıyor, talep genelde güvenlik donanımı ve yazılımları tarafmda. Bu yıl itibariyle 1 milyon YTL lik bir ciroyu yakalamayı hedefliyoruz; bu kendi ürettiği ürünleri satan bir şirket için güzel bir rakam. Ama ciro ve pazardaki konumumuzu konuşmak için henüz erken, halen 4 yıllık bir ARGE süreci sonrasında bilinilirliğimizi arttırmaya çalışıyoruz.

ODTÜ Teknopark'tasınız. Teknoparklar sizce görevlerini yerine getiriyor mu?
Burada en büyük sorun küçük şirketlerin, gerçek farkhlığı sağlayacak grupların teknokentte yüksek kira ücretleri nedeniyle ve prosedür fazlalığı yüzünden yer alamamalarıdır. Sağlıklı bir sektörde farkhlığı ve üretimi sağlayan şirketlerin sayısı, bunu pazarda değerlendirecek sermaye gücü şirketlerinden fazladır. Bir ARGE kültürümüz olmaması, çok ciddi fikri ve azmi olan şirketlerin dahi yaşayabilmek için bir büyük satıcı firmanın gölgesinde satıcı, öğrenici pozisyonuna itilmeleri, yeni fikirlerin doğ-masmı ve üretimin gelişmesinin önünde en ciddi engellerdir.

Ülkemizde yazılım sektörünün önündeki so-runlar sizce neler, ne yapmalı?
Yeterince üretememek tüm sektörlerimizin en büyük sorunu. Bu sorun bilişim sektöründe çok daha derin. Yapılan bilişim sektörü ticare-tinin neredeyse tamamı cari açık sebebi. Zaman içinde karşılaştıklarımızı da değerlendirince şu süreçleri işletmek bir çözüm olabilir.
• Teknokentlerin içinde belli bir cironun altmdaki şirketlerin yer alabildiği kuluçka bölümlerinin bulunması. Buralara giriş çok çok kolay olmalı ama çıkarılma da aynı şekilde kolaylıkla bağımsız denetçilerle sağlanabilmeli. Sırada bekleyen olası diğer projelerin önü ke-silmemeli.
• Projelerin hepsine diğer teknokent şirketlerinin ödediği kiralann belli bir oranı ayrdarak oluşturulmuş bir fondan sermaye desteği sağlanmalı. Sermaye desteği küçükten başlayarak giderek büyümeli. Tüm süreç aktif ve tarafsız gözetimin başarısı kadar başarılı olabilir. Bir diğer önemli konu, büyük satış ve entegratör şirketlerinin ARGE planlan varsa, bunu, yeni kuracakları bağımsız yönetimi, ofisi olan, farklı bir şirket çatısı altında yapmaları. Çünkü satış ile ARGE farklı fikir temellerini paylaşır ve aynı yönetim gruplarıyla aynı ağırlıkta değer-lendirilmesi pek de mümkün değil. Geniş ARGE ekiplerini toplayacak ve uluslararası ürünieri üretebilecek profosyonellerimizi ortaya çıkarmalıyız.

ARGE destek sistemleri yeterli mi, küçük girişimleri destekler nitelikte mi?
Işin temelinde, harcayacak, riske edecek parayı bulamamak var. Şu an ARGE destekle-ri, destek ödemesi öncesinde parası olup da harcayabilene ve bir yere gelmiş olanlara veriliyor.. Bu, o şirketlere bir ek fırsat oluyor. Genelde bir ihale, proje alınıyor yenilik kokan... Proje sonunda da harcanan ARGE maliyetinin %50'si de TÜBİTAK-TEYDEP'ten hibe olarak alınıyor.

Fikre para ve sistemde yer yok, risk sermayesi yok, mu demek istiyorsunuz?
Evet, bu sistemde, parası olmayıp da güçlü fikri olanlar dışlanıyor. Zaten işi olan ve işini yürütenler değil, aklında farkhlık, proje fikri olan küçük oluşumlara teşvikler, maddi destekler sağlayacak sistem kurulmalı. Bu sistemde ortaya çıkan her türlü başarılı uygulama da doğal olarak sektörün tümünü birden olumlu etkileyecektir. Bunlardan büyük çoğunluğu da ulusla rarası ses getirecektir. Her alanda azmettik mi, birbirimi zin ayağına basmadıkmı çok başarılı olabiliyoruz.
Özet olarak TÜ BİTAK-TEYDEP, Teknoloji Geliştir me Vakfı gibi kuru luşlar harcanan paraya değil de fikre ve olasılığa (da) destek verirlerse, amaçlanılana ulaşılır.
23 Haziran günü ilk kez düzenlenen "TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yeni lik Projeleri Payla şım Konferansı" açılışmda Başkan Vekili Saym Nükhet Yetiş'in bir tespitine dikkat çekmek lazım. 2000 yılından bu yana TÜBITAK tarafından desteklenen 267 projeden alınan geribeslemeler gösteriyor ki 66 Milyon YTL'lik bir destekle, projelerden 7.7 Milyar YTL' lik bir geri dönüş sağlanmış. Bu desteklerin yeniden düzenlenerek sermayesiz fikirlerin katkısına da sunulması etkinin çarpanını çok daha yüksek değerlere taşıyacaktır.
Konferans jürisi tarafından bu 267 proje arasından en başarılı se çilen 78 adet proje içinde sadece 18'i özel şirket projesi. Ve sadece 6'sı özel sektör bilişim projesi. Bu 18 içinde genelde Tofaş, Milsoft,Ford, Eczacıbaşı, Innova, Hes Kimya gibi sanayinin ve bilişimin bü yükleri var.

Siz de başarılı şirket ler içinde üçüncü sırada yer aldınız?
Gerçekleştirdiğimiz Labris ürünleri ARGE projesi de, SFS ve Intro'nun projelerinin ardından, üçüncü en iyi özel sektör bilişim projesi seçildi. Henüz 12 aydır pazarda bulunup; ciro, istihdama etki, ihracata etki gibi önemli göstergelerde başarıyı yeni yakalamaya başlamışken bu takdire tüm ekibimizi gururlandırdı.
Ancak listede bizim gibi işe sıfırdan başlarken destek almış ve başarıya ulaşmış başka bir özel sektör girişimi göremememiz de bizi aynı oranda üzdü. "Yerli uluslararası" sloganıyla yürüttüğümüz çalışma larımızda hedeflerimize ulaşmak için vargücümüzle yolumuza devam etmekte kararlıyız.

Ekibiniz nasıl oluştu?
Ekipteki arkadaşlarımız, IEEE'nin (Dünyanın en büyük elektro nik teknik örgütü olan Institute of Electrical and Electronics Engi neers) ODTÜ öğrenci kolunu oluşturuyordu. IEEE ODTU'de aktif olduğumuz yıllarda dünyanın en başarılı öğrenci kolu ödülünü almıştı. Labris Teknoloji'de çalışan herkes aynı zamanda şirketin de ortağı. Bu hakkı yavaş yavaş emekleri ve sadakatlarıyla kazanırlar. Halen kurucular olarak ben ve Oğuz Yılmaz ağırlıklı hisseye sahibiz. Amacımız uluslararası bir marka ve şirket ortaya çıkarmak. Bu, ancak az kaynakla çok çalışarak mümkün, bu durum otomatikman aşırı yıpranmayı da beraberinde getiriyor. Gönüllü organizasyonlarımızdan alışık olduğumuz bir koltuk devretme anlayışımız var.